M. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye'nin İlk ve Tek Fotoğraf Kitaplığı


Kitaplığımızda Bir Eseri mi Arıyorsunuz?


Fotoğraf Kitaplığı Listesi



Envanter No: : 74
Eserin Adı: : Bir Zamanlar Beykoz
Sanatçı : Bir Zamanlar Beykoz
Yayınevi :Beykoz Belediyesi
Yayın Yılı : 2004
Bölüm ve Kategorisi : TARİHSEL ALBÜMLER/YEREL YÖNETİMLER
Bağışçı: : Çetin Demirtaş
ISBN :
Boyut ve Özellikleri : Þömizli K.Kapak, 21 x 30 cm, Türkçe,Ýngilizce
Raf Numarası : A3 a
Açıklama: Bir Zamanlar Beykoz adlı albüm, Osmanlı döneminde ünlü bir mesire ve sayfiye yeri olan, kürek yarışlarına, şenliklere ev sahipliği yapan bir ilçenin yaşadığı değişimi yansıtan bir belge... Bir zamanlar İstanbul'un gözbebeği olan Beykoz, bugün gözden düşmüş ilçelerin başında geliyor. Eskiden ormanları, korusu, bağ ve bahçeleriyle ünlüymüş; sayfiye ve mesire yeriymiş. Üeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış, 2 bin 700 yıllık bir geçmişe sahip. Ama tarihinin hiçbir döneminde son 50 yılda olduğu kadar horlanmamış, hırplanmamış. Beykoz Belediye Başkanı Muharrem Ergül, ilçesine sahip çıkmak amacıyla ve bugüne kadar ilçenin 'müstakil tarihi'nin yazılmamış olmasından duyduğu hicapla harekete geçmiş... Bir Zamanlar Beykoz albümü işte böyle gecikmiş bir farkındalığın ürünü. Belediyenin kültür yayınlarının ilki olan albümün tasarımcısı ve editörü Mustafa Yavuz, doğma büyüme Beykozlu. Çocukluğunun geçtiği koru, çayırlar, spor kulübü, çeşmeler belleğinde unutulmaz izler bırakmış. 1970'lerden itibaren hızla kaybolan sosyal dokuyu, gelecek kuşaklara aktarabilmek tutkusuyla fotoğraflar ve belgeler toplamaya, yörenin tarihini araştırmaya koyulmuş. Ruhunu kaybeden ilçe Tarihçilere göre Bizans döneminde bir balıkçı köyü olarak varlığını sürdürür Beykoz. Fetih sonrası 16. yüzyıldan itibaren Müslüman nüfus ağırlığını koymaya başlar. Evliya Üelebi'nin seyahatnamesine göre Beykoz'un iskeleleri, dalyanları, bağ ve bahçeleri ünlüdür. 18. yüzyılda bir mesire yerine dönüşür; Kanlıca, Göksu dereleri, Üubuklu ve Tokat bahçeleri ile Boğaz'ın incisidir artık. 19. yüzyıldan itibaren padişahları, devlet adamlarını ağırlar. Yine bu yüzyılda kurulan fabrikalar ve sanayi atölyeleriyle ekonominin ağır topu olur. Cumhuriyet sonrası da bu geleneği sürdürür. Rakı ve ispirto, cam, deri fabrikaları, akaryakıt ve dolum tesisleri kurulur. Ahali için istihdam yaratılır, ama gerek çevre kirliliği gerekse sosyal dokunun değişmesi sonucu Beykoz 1960'lardan sonra sayfiye ve mesire olma özelliğini yitirmeye başlar. Bir zamanlar kadınlı erkekli denize girilen, kayık yarışlarının yapıldığı, büyük deniz şenliklerine sahne olan kentin bu gözde mekânı, kırsal kesimden göç edenlerin kültürüne teslim olur. Eski şenlikli yüzünü de yitirir, asık suratlı, muhafazakâr bakışın güçlendiği bir yer haline dönüşür. Bugün ise Beykoz yeniden bir değişim içinde; fabrikalar teker teker kapanıyor. İşsizlik hükûm sürüyor. İşini kaybeden işçiler başka kentlere göç ediyor. Esnaf eski gücünü yitirmiş. Beykozlular kapanan fabrikaların yerine neyin konulacağını merakla bekliyor; ilçenin turizme açılacağı, kapanan fabrikaların yerine sosyetik mekânların boy göstereceği söyleniyor, ama söylentilerin henüz aslı astarı yok. Uzun söze ne hacet! Bir Zamanlar Beykoz albümündeki resimler yüz yıllık başkalaşımı açık ve net sergiliyor... Albümde, ilçenin bağlık bostanlık olduğu yeşil dönemlerde yapılmış renkli ve siyah beyaz gravürler, Padişah Abdülmecit tarafından şehrin planlanması için İstanbul'a getirtilen Ernesto de Caranza'nın çektiği 1854 tarihli siyah beyaz fotoğraflar, imzasız onlarca fotoğraf ve yüzyıllık kartpostallar bulunuyor. Resimlerin söyledikleri İşte, albümden seçmeler: Yûşa Tepesi'nden kuşbakışı Boğaz... Hünkâr İskelesi kıyılarında gezinen saltanat kayıkları; Türk ve gayrimüslümlerden oluşan esnaf, macuncu, sakacı, baca temizleyicisi, balıkçılar, seyyar dondurmacılar ve şerbetçiler, semerciler; kahvehanelerden insan manzaraları; sosyetik mesire alanları; yandan çarklı vapurlar; ünlü yalılar; Terlikçiler Loncası'nın Beykoz Üayırı'nda yaptıkları kuşak kuşanma töreninden ve geleneksel deniz şenliklerinden enstantaneler; aralarında kadınların da bulunduğu kürekçiler; Marmara'nın balık kaynadığının isbatı tekneler tekneler; Hafız Burhan'ın sahne aldığı tarihi Boğaziçi Gazinosu; Küçüksu Plajında mayolu kadınlar...