M. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı

Türkiye'nin İlk ve Tek Fotoğraf Kitaplığı


Kitaplığımızda Bir Eseri mi Arıyorsunuz?


Fotoğraf Kitaplığı Listesi



Envanter No: : 1110
Eserin Adı: : Kıyı
Sanatçı : Kıyı
Yayınevi :Noyirmiyedi Yayınları
Yayın Yılı : 2003
Bölüm ve Kategorisi : SERGİ ALBÜMLERİ/SANATÇILAR
Bağışçı: : Kamil Fırat
ISBN : 975-926-7411
Boyut ve Özellikleri : Kulaklý K.Kapak, 15,5 X 23,5 cm, 144 sayfa,Türkçe - Ýngilizce
Raf Numarası : C7a
Açıklama: Kamil Fırat, bana göre elbet, bugün, yaşayan Türk fotoğraf sanatçılarının en seçkinlerinden biri. 1986 yılından beri çektiği ve üzerinde çalıştığı `Kıyı` fotoğraflarını, bu başlık altında, İstanbul Resim Heykel Müzesi`nde sergiliyor. Kamil Fırat`ın `Kıyı`larına bakarken, bir kuş ölüsünün, bir tüy yığınının, irili ufaklı taşların ya da kıyıya vuran dalgaların bıraktığı köpük izlerinin, bir eskizaman hayvanını andıran su depolarının, bir yırtıcı kuşun soylu şiddetiyle denize bakan kayaların, ya da, düzgün kum dalgaları üzerinde bir kuş iskeleti mi, yoksa kırık bir dal parçası mı olduğu konusunda mütereddid kaldığınız o şeyin... Kendileri olmaktan çıktıklarını ve siz onlara bakarken, gözünüzün önünde, daha farklı, daha öte şeylere dönüştüklerini fark ediyorsunuz. `Kıyı`lardaki fotoğraflar, bakışınızı, Dünya`yı paranteze almaya yarayan (deyiş yerindeyse), bir `fenomenolojik kamera`ya dönüştürüyor. Kıyıda, orada öylece duran şeyleri değil, onların öz`ünü görüyorsunuz. Fırat, bu sergisi dolayısıyla `Milliyet` gazetesinin `Sanat Kültür` ekinde kendisiyle yapılan söyleşide de belirtiyor bunu: `Kıyıda var olan nesnelerin hem kendisini hem de iç dinamiklerini görmek, benim için çok heyecan verici,` diyor, `onların iç geometrileri, yani özlerindeki yapı (vurgu benim. H.Y.) beni ilgilendiriyor.` `Kıyı`lardaki fotoğrafları, bildiğimiz anlamda bir stilizasyon denemesi olarak görmemek gerek. Stilizasyon, verili objeleri onların geometrik yapısına indirgemekse eğer, Kamil Fırat`ın yaptığı bu değildir. Kuşkusuz, bir geometrik yapı var bu fotoğraflarda. Ama Doğa`ya müdahale etmiyor Kamil Fırat; 'Doğa`da var olan, gizli geometriyi keşfediyor. Eşyanın özünde özenle saklanmış olan o Dünya`nın ilk inşa projesindeki kurucu geometriyi... Onu bulup çıkarmayı, soyutlama işini ise size, daha doğrusu, sizin bakışınızdaki `fenomenolojik kamera`ya bırakıyor. Salt bu kadar mı?' Elbette değil! Kamil Fırat`ın fotoğraflarında figürler, birer simge değiller. Bu, önemli; 'çünkü `öteki`ni değil, `öte`yi gösteriyorlar bize: Kendilerinin ötesini! O yüzden ancak betimleme düzeyinde bir yırtıcı kuşa, bir eskizaman hayvanına benzedikleri söylenebilen; ama anlamlarını, öteki bir şeye benzemekten değil de, tam tersine, benzememekten alan figürler bunlar. `Kıyı`larda, sadece nesnelerin fenomenolojisinin diliyle konuşulabileceğini söylemek yanlış olur. Kamil Fırat`ın fotoğrafları, `kıyı` sözcüğünün semantik kaplama alanını, bütün uzak ve yakın çağrışımlarıyla kuşatmak istermiş gibi duruyorlar. `Kıyım` belki de en dolaysız çağrışım. Kuş ölüleri, kıyıda, bir kıyım`ı da mı imliyorlar yoksa? Galiba, öyle! Eğer öyleyse, fotoğrafın retoriği, bize Dünya`nın kuruluş projesi kadar, yok oluş projesinin imkanlarını da gösteren bir dili de birlikte getiriyor. Kamil Fırat`ın `Kapadokya` fotoğraflarına baktığımda, ona, Nazım`a özenerek, `sen, şiirin fotoğrafını çekebilir misin Kamil?` diye sormayı düşünmüştüm. ޞimdi, `Kıyı`lara bakınca, soruyu, galiba, `sen, felsefenin fotoğrafını çekebilir misin Kamil?` diye değiştirmek gerekiyor... Hilmi Yavuz 23.01.2002